Kuşak Geçişi: Şirketler İçin Bir Gelişim Fırsatı

Kuşak Geçişi: Şirketler İçin Bir Gelişim Fırsatı

InterSearch Worldwide’ın Fransa üyesi Grant Alexander’ın makalesi.

Hızla değişen bir dünyada işletmeler, bazen hevesle bazen de isteksizce, özellikle çevresel ve dijital dönüşümler olmak üzere çeşitli geçiş süreçlerini yönetmeyi öğrendi. Ancak önemli bir dönüşüm hâlâ büyük ölçüde göz ardı ediliyor: yaşlanan iş gücüyle bağlantılı kuşak geçişi. İş hayatına on yıl önce adım atmış biri olarak, demografik değişimin tartışmalarda bu kadar az yer bulmasını oldukça dikkat çekici buluyorum. Bunu hem toplumsal hem de bireysel ilerleme açısından kaçırılmış bir fırsat olarak görüyorum. Peki farkındalığı nasıl artırabilir ve bakış açımızı nasıl değiştirebiliriz?

Kurumsal Bir Sosyal Sorumluluk

Yaşam beklentisi artarken doğum oranları hızla düşüyor. Bunun sonucunda Fransa’nın nüfusu yaşlanıyor. INSEE’ye göre 2030 yılına gelindiğinde her üç Fransız vatandaşından biri 60 yaşın üzerinde olacak. Bu gerçek; yaşlanma, yaşam sonu bakımı ve dağıtım esaslı emeklilik sistemimizin sürdürülebilirliği üzerine tartışmaları beraberinde getiriyor. Ancak kritik bir konu çoğu zaman gözden kaçıyor: demografik değişimin iş gücü piyasası üzerindeki etkisi. Emekliler sık sık ve haklı olarak tartışılırken, çalışan profesyoneller çoğu zaman unutuluyor. Bu durum üzücü çünkü 2025 yılı, iş gücünün yaşlanmasında yeni bir zirveye işaret edecek: INSEE’ye göre çalışan nüfusun %35’i 50 ila 64 yaş arasında olacak. Bu sorun büyük ölçüde görünmez kalıyor; bunun nedenlerinden biri de bu yaş grubunun yarısının işsiz olması ve dolayısıyla gözümüzden kaçması. Eylül 2023 tarihli bir araştırma, İK direktörlerinin çoğunun yönetimlerinin talebi doğrultusunda kıdemli adayları otomatik olarak reddettiklerini kabul ettiğini dahi ortaya koydu. Bunun sonucunda Fransa, kıdemli çalışanların istihdamı açısından Avrupa’daki en kötü sıralamalardan birinde yer alıyor. İşletmeler, nüfusun yaşlanması gibi bu kadar büyük ve yapısal bir toplumsal meseleyi görmezden gelemez. Onların da bu konuda oynayacağı bir rol var. Bazıları, kıdemli çalışanların istihdamı konusunun zaten ele alındığını söyleyebilir. Evet, ele alınıyor; ancak kötü bir şekilde ve ağırlıklı olarak yasal zorunluluklar, finansal kaygılar ve diğer olumsuz açılar üzerinden. Bakış açımızı değiştirmeli ve bu dönüşümü aktif şekilde benimsemeliyiz. Bunun için çeşitlilik ve kapsayıcılık çalışmalarımızda en somut fakat en sık görmezden gelinen ayrımcılık biçimlerinden biriyle yüzleşmemiz gerekiyor: yaş ayrımcılığı. Benim kuşağımın ve daha genç kuşakların önemli bir bölümü çok sayıda önyargı ve klişeye sahip. 40 yaşın altındaki kişiler, çoğu zaman “boomer”ları eleştirmekte hızlı davranırken onların sağlayabileceği değerli katkıları görmeyerek kuşaklar arası uyumun önündeki en büyük engellerden biri haline geliyor.

İşletmeler ve Çalışanlar İçin Bir Kazanç

Kıdemli çalışanları şirkette tutmak, şirketin ekonomik büyümesi açısından tartışmasız bir avantajdır. Öncelikle bilgi aktarımını güvence altına alır: ani ve plansız ayrılıklar, uzmanlık, beceri ve bilgi birikiminin kaybedilmesi riskini yaratır. İflaslar, yeniden yapılanmalar, düşen verimlilik, ürün ve hizmet kalitesindeki gerilemeler... Gençlik uğruna ne kadar büyük bir israf! Kıdemli çalışanların varlığı herkesin mesleki gelişimine de katkı sağlar. Ne kadar kapsamlı ve kaliteli bir eğitim almış olursak olalım, ilk işlerimize başladığımızda hâlâ pratik becerilerden yoksunuzdur. Gelişimimiz için ihtiyaç duyduğumuz uzmanlığı ve kişiler arası becerileri bize öğretmeleri için bizden önce gelenlere ihtiyacımız vardır. Bu yaygın olarak kabul edilen avantajın ötesinde, kıdemli çalışma arkadaşlarıyla yakın çalışmak zamanla kurduğumuz ilişkiyi de değiştirir. Uzun vadeli düşünmeyi benimsememize yardımcı olur. Anlık sonuçlara ve hemen tatmin olmaya takıntılı bir dünyada kıdemli çalışanlar bize sabrın değerini sunar. Onlar sayesinde biraz geri çekilmeyi, büyük resmi görmeyi ve yalnızca içinde bulunduğumuz anlık kişisel koşulların ötesine bakmayı öğreniriz.

Kuşak Geçişinde Nasıl Başarılı Olunur?

Cevabın önemli bir bölümü İK yöneticilerinin ve şirket liderlerinin elinde. Onların rolü doğal olarak yakın ilişkiler geliştirmeyi ve ortak bir bütünlük oluşturmayı içerir. Farklı kuşaklardan çalışanların bir araya gelebileceği, önyargıları yıkabileceği ve daha sağlıklı ilişkiler geliştirebileceği gayriresmî buluşmalar düzenlemek, değişime doğru atılan kritik ilk adımlardan biridir. Kullanılabilecek çok sayıda araç ve uygulama bulunuyor: kuşaklar arası mentorluk programları, yöneticilere yönelik kuşaklar arası yönetim eğitimleri ve farklı yaş gruplarından çalışanların yer aldığı proje ekipleri. Kıdemli çalışanların uzmanlığı da çeşitli şekillerde değerlendirilebilir. Örneğin çalışanların gerçek vakalar üzerinden bilgilerini paylaştığı “kuşaklar arası günler” düzenlenerek kurumsal hafızanın korunması sağlanabilir. Ayrıca şirketler, geçiş yönetimi stratejileri uygulayabilir veya eski çalışanları yeniden sürece dahil ederek şirket kültürünün ve değerlerinin yeni çalışanlara aktarılmasını sağlayabilir. Sonuç olarak artık bu meseleyi yalnızca mevzuat açısından ele almanın ötesine geçmenin ve hak ettiği insani yaklaşımla değerlendirmeye başlamanın zamanı geldi.

Kaynak Bağlantısı

İlgili: Yönetici Yaşı: İşe Alım Kararlarında Önemli Bir Unsur

Grant Alexander Hakkında

InterSearch’ün Fransa üyesi olan Grant Alexander, 30 yılı aşkın süredir kuruluşların ve liderlerinin performansında bir iş ortağı olarak faaliyet göstermekte; yetkinlik yönetimi ve gelişimine ilişkin tüm ihtiyaçlarında, her zaman ihtiyaca özel çözümlerle kapsamlı destek sunmaktadır.

Dört faaliyet alanına sahip çok uzmanlı bir İK danışmanlık ve hizmet grubudur: Üst Düzey Yönetici Araştırma, Geçici Üst Düzey Yönetim, Liderlik Gelişimi ve İK & Organizasyonel Dönüşüm. Tüm sektörlerde, tüm pozisyonlarda; yöneticiler, uzmanlar ve nadir bulunan profiller dahil olmak üzere dünya çapında faaliyet göstermektedir. Fransa’da Paris, Lyon, Marsilya, Nantes ve Toulouse’da çeşitli ofisleri, Afrika için Abidjan’da bir ofisi bulunmaktadır. Ayrıca Fransa’daki münhasır iş ortağı olduğu InterSearch’ün aktif bir üyesidir.

Toplumsal sorumluluk konusunda aktif bir kuruluş olan Grant Alexander, Lucie 26000 sertifikasına sahiptir.

Misyonumuz: “Her gün, kuruluşların ve liderlerinin yeni bakış açıları kazanmasını ve tüm potansiyellerini geliştirmelerini sağlayarak heyecan verici bir gelecek inşa etmelerine katkıda bulunmayı taahhüt ediyoruz.”

1989 yılında kurulan InterSearch, 50'den fazla ülkede 90'dan fazla ofisiyle dünyanın en iyi uluslararası yönetici arama kuruluşları arasında yer almaktadır.